Türkiye’de Mikoloji Araştırmalarının Tarihi
İçindekiler
Bir ülkenin mikolojide nerede durduğunu anlamanın en kestirme yolu şudur: o ülkenin bir mantar listesi var mı, ve o liste hâlâ büyüyor mu? Birincisi kurumsallaşmayı gösterir, ikincisi araştırmanın devam ettiğini. Türkiye'de ikisi de var ve ikisi de yeni.
Listenin kendisi bir kilometre taşı
Türkiye'de yürütülmüş mikolojik çalışmalarda kayda geçmiş makro ve mikrofungusların tamamını tek yerde toplayan çalışma 2020'de kitap olarak yayımlandı: The Checklist of the Fungi of Türkiye, yani Türkiye Mantarları Listesi. Öncesinde de derli toplu listeler vardı — Sesli ve Denchev'in makrofunguslara odaklanan çalışmaları bunların en çok kullanılanıydı — ama mikrofungusları da içine alan, bütün kayıtları Türkçe adlarıyla birlikte veren bir bütünlük ilk kez burada kuruldu.
Bir listenin asıl değeri yayımlandığı gün değil, sonrasında ne olduğunda ortaya çıkar. Türkiye Mantarları Listesi yayımlandıktan sonra "eklentiler" başlıklı bir yazı dizisi başladı ve liste kapanmadı; her yeni derleme, literatür taramaları ve saha çalışmalarıyla bulunan taksonları listeye ekledi.
Dördüncü eklenti çalışmasında (Asan, Karabıyık, Giray ve Çetiner; Mantar Dergisi, 16(1), 2025) 105 yeni takson eklendi — 8 familya, 21 cins ve 76 tür. Bu eklemeyle Türkiye'den bildirilen toplam takson sayısı 8.007'ye ulaştı: 9 bölüm, 352 familya, 1.444 cins ve 6.202 tür.
Bu sayının önemli bir özelliği var: geçici. 2020'den bu yana art arda gelen dört eklenti çalışması listeyi sürekli büyüttü ve dizi kapanmış değil. Rakamı bir sonuç gibi değil, ölçümün yapıldığı andaki durum gibi okumak lazım.
Kurumsal harita neye benziyor
Türkiye'de mikoloji tek bir merkezin etrafında değil, birkaç ayağın üzerinde duruyor.
Süreli yayın. Mantar Dergisi (The Journal of Fungus), Selçuk Üniversitesi Mikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından çıkarılıyor; sistematik ve temel mikolojiden likenolojiye, uygulamalı mikolojiden tıbbi mikolojiye kadar açık erişimli, hakemli yayın kabul ediyor. Yukarıdaki eklenti çalışmalarının yayımlandığı yerlerden biri de bu dergi.
Alan yalnız bir dergiye sığmıyor: Türkiye kayıtlarına dair çalışmalar Bağbahçe Bilim Dergisi ve Anatolian Journal of Botany gibi dergilerde de yürüyor. Bu dağınıklık, alanın botanik, orman ve gıda bilimleriyle iç içe olmasıyla birlikte okunabilir.
Kongre. Alanın düzenli bir kongre geleneği var ve uluslararası çerçeveye taşınmış durumda. Doğrulanabilen son örnek, 3-5 Eylül 2024'te Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde toplanan 4th International Euroasia Mycology Congress. Bu etkinliğin ulusal kongre dizisindeki sıra numarası ile uluslararası dizideki numarası farklı; kaynaklarda ikisi zaman zaman karıştırıldığı için burada yalnız etkinliğin kendi adı ve tarihi veriliyor.
Kayıt neden geç başladı
Anadolu'da mantar toplama pratiği yüzyıllarca sürdü; sistematik kayıt ise yakın dönemin işi. Bu mesafenin sebebine dair kesin bir hüküm vermek için alanın bilim tarihi çalışılmış olmalı; bu yazı böyle bir tarama yapmadı. Buna karşılık taksonomik kaydın kendi tekniğinden çıkan iki yapısal zorluk var ve bunlar mantar için diğer canlı gruplarından farklı işliyor.
Birincisi görünürlük. Bir bitkiyi mevsim boyunca bulabilirsiniz; birçok mantarın meyve gövdesi ise yılın kısa bir penceresinde ve hava koşullarına bağlı olarak ortaya çıkar. Bu, saha çalışmasının takvimini daraltır.
İkincisi altyapı. Bir makromantarı kurutup herbaryuma koymak mümkündür; bir mikrofungusu tanımlamak için kültür, mikroskopi ve giderek moleküler doğrulama gerekir. Listenin mikrofungusları da kapsıyor olması, bu tür bir altyapının varlığını gerektiriyor. Nitekim toprak mikrobiyomunu metagenomik yöntemlerle okuyan çalışmalar, gözle görülmeyen çeşitliliğin listelerde ne kadar eksik temsil edildiğini gösteriyor.
Uygulamalı taraf: zehirlenme
Mikolojinin Türkiye'de halkla en çok temas ettiği yer taksonomi değil, acil servis. Her sonbahar tekrarlanan zehirlenme vakaları alanın en görünür yüzü ve aynı zamanda uygulamalı mikolojinin çalışma alanı: hangi tür, hangi yörede, hangi yanlış benzetmeyle toplanıyor. Yabani mantar toplamanın riskleri ve en sık yapılan ayrım hataları bu tarafın okuyucuya dönük özeti sayılabilir.
Kayıt ile kullanım arasındaki mesafe
Türkiye'nin mikoloji tablosunda dikkat çeken şey, iki ayrı bilgi hattının yan yana durması. Bir yanda yerel adlarla taşınan, büyük ölçüde yazıya geçmemiş bir kullanım bilgisi var. Öte yanda 8.007 taksonluk bir liste ve hakemli dergiler var.
İkisini birbirine bağlayan iş — halk adlarının bilimsel adlarla sistematik olarak eşleştirilmesi — henüz tamamlanmış değil. Yerel mantar adlarının taşıdığı ayrım düşünülürse bu eşleştirme yalnız dilbilimsel bir merak olarak kalmayabilir; ama böyle bir çalışmanın ne ölçüde yürütüldüğü ayrı bir soru.
Türkiye'de mikolojinin takvimi, dünya ölçeğinde fonksiyonel mantar biliminin dönüm noktalarıyla örtüşmüyor. Liste geç kuruldu, kurulduktan sonra hızlı büyüdü ve büyümeye devam ediyor.