İçeriğe geç

Tarih

Beyaz Burun Sendromu: Pseudogymnoascus destructans'ın Kısa Tarihi

Yarasalarda beyaz burun sendromunun tarihi: New York'taki erken vakalar, etken tartışması ve enfeksiyon deneyi, mantarın yeni adı, Avrupa kökenine dair genetik izler, kış uykusu fizyolojisi ve direnç gösteren koloniler.

Beyaz burun sendromunun resmî kaydı Ocak 2008'de konan ilk tanıyla başlar, ama arşivde saklanan örnekler başlangıcı birkaç ay geriye çekti: New York'ta 2007 baharında toplanmış Myotis lucifugus örneklerinde hastalık kesin olarak doğrulandı (Keller ve ark., 2021). Etken, yarasaları yalnız kış uykusunda etkileyen, soğuğu seven bir mantardı (Verant ve ark., 2012). Etken tartışmasının nasıl sonuçlandığı, adının neden değiştiği, Kuzey Amerika'ya nereden geldiği ve bazı kolonilerin neden direndiği bu kısa tarihin ana başlıkları.

2006-2007 kışı: sayımlar düşüyor

Hastalık, Amerika Birleşik Devletleri'nin kuzeydoğusunda görülmemiş ölçüde bir yarasa ölümüyle birlikte tanındı; 2006-2007 kışından itibaren sayım yapılan kışlaklarda yüzde 75'i aşan azalmalar kaydedildi (Blehert ve ark., 2009). Aynı raporda doğrudan mikroskopi ve kültür çalışmaları, etkilenen yarasaların derisinin Geomyces cinsine akraba ama bu cinsin bilinen üyelerinden farklı spor yapısına sahip, soğuk seven bir mantarla kaplandığını gösterdi (Blehert ve ark., 2009).

Hastalığın adı da buradan gelir: kış uykusundaki yarasaların burnu dahil derisinde görülen beyaz mantar büyümesi, tutarlı olarak bulunan tek patolojik bulgu olan deri lezyonlarıyla birlikte gider (Lorch ve ark., 2011). Mantarların canlı bir konaktan beslenmesinin genel çerçevesi mantarlar nasıl beslenir yazısında.

Etken mi, fırsatçı mı?

İlk yıllarda mantarın hastalığın asıl nedeni olup olmadığı tartışmalıydı: memelilerdeki mantar enfeksiyonlarının çoğunlukla konağın savunmasının zayıfladığı durumlarla ilişkilendirilmesi ve mantarın Avrupa'da olağan dışı ölümler görülmeden yarasa derisinde bulunması, onun fırsatçı bir patojen olabileceği yönünde yorumlara yol açıyordu (Lorch ve ark., 2011).

Bir deneyde sağlıklı Myotis lucifugus yarasaları saf mantar kültürlerine maruz bırakıldığında hastalık gelişti, hasta hayvanlardan canlı mantar yeniden izole edildi ve hastalığın doğrudan temasla hasta yarasadan sağlıklı yarasaya geçtiği gösterildi (Lorch ve ark., 2011). Yazarlar bunu mantarın etken olduğuna dair ilk doğrudan kanıt olarak sundu ve hastalığın, mantarın daha önce onunla karşılaşmamış bir yarasa topluluğuna taşınmasıyla ortaya çıkmış olabileceğini yazdı (Lorch ve ark., 2011).

Geomyces'ten Pseudogymnoascus'a

Mantar ilk yıllarda Geomyces destructans adını taşıyordu; beş gen bölgesiyle yapılan bir soy ağacı çalışması bu grubun sınıflandırmasını yeniden düzenledi ve türü Pseudogymnoascus cinsine taşıdı; bugünkü adı Pseudogymnoascus destructans oldu (Minnis ve ark., 2013). Aynı çalışmada türün soy ağacında uzun ve yalnız bir dal üzerinde durduğu, Kuzey Amerika'nın doğusundaki kışlaklardan izole edilen akraba mantarların hiçbirinin ona yakın olmadığı görüldü; yazarlar bunu patojenin bölgeye sonradan gelmiş, istilacı bir tür olduğu hipotezine destek olarak yorumladı (Minnis ve ark., 2013).

Avrupa'dan gelen bir yolcu

Avrupa'da mantar yarasalarda düşük düzeyde bulunuyordu ama toplu ölüm yoktu; bu durum iki açıklamayı masada tutuyordu: ya mantar iki kıtada da yerliydi ve Kuzey Amerika'da mutasyon ya da çevresel değişimle daha patojen hâle gelmişti ya da oraya Avrupa'dan yakın zamanda gelmişti (Warnecke ve ark., 2012). Deneyde hem Kuzey Amerika hem Avrupa izolatıyla aşılanan Myotis lucifugus yarasalarında hastalık ve ölüm görüldü; yazarlar bunu mantarın Kuzey Amerika'ya Avrupa'dan gelen yeni bir patojen olduğunun doğrudan kanıtı saydı (Warnecke ve ark., 2012).

Genetik karşılaştırmalar aynı yönü gösterdi. Kuzey Amerika ile Avrupa izolatlarını karşılaştıran çalışma, mantarın Avrupa'da uzun süredir bulunduğuna, Kuzey Amerika'ya ise yakın zamanda taşındığına dair güçlü kanıt sundu; aynı yazı hastalığın Kuzey Amerika'daki tahmini bedelini 5-6 milyon yarasa olarak aktarıyordu (Leopardi ve ark., 2015). Tam genom verisiyle kurulan soy ağaçlarında Kuzey Amerika izolatlarının düşük çeşitliliği ve coğrafi yapı göstermemesi, yakın zamanlı tek bir girişin ardından eşeysiz çoğalmayla yayılmayı destekledi; Avrupa izolatlarındaki çeşitlilik belirgin biçimde yüksek, Asya izolatları ise iki gruptan da uzak çıktı (Drees ve ark., 2017). Yazarlar kaynağın kesin olarak belirlenmediğini, ancak verinin Asya'dan değil Avrupa'dan gelişi desteklediğini belirtir (Drees ve ark., 2017).

Soğuk kışlak, uyanan yarasa

Mantarın sıcaklıkla ilişkisi de ölçüldü. Kuzey Amerika ve Avrupa'dan altı izolatla yapılan ölçümlerde büyüme için uygun sıcaklık 12,5 ile 15,8 °C arasında, büyümenin durduğu üst sınır ise 19,0 ile 19,8 °C arasında bulundu (Verant ve ark., 2012). Yazarlara göre kışlaklardaki küçük sıcaklık farkları bile mantarın büyümesini ve fizyolojisini değiştirebiliyordu (Verant ve ark., 2012).

Yarasanın tarafında belirleyici olan uyku düzeninin bozulmasıydı: aşılanan yarasalar kış uykusu sırasında giderek daha sık uyandı ve üç dört ay sonunda zayıf düştü; yazarlar ölümün altında bu bozulmuş uyku-uyanma döngüsünün yattığını yazdı (Warnecke ve ark., 2012). Omurgalı derisine yerleşen bir başka mantar salgınının hikâyesi kitridiomikoz yazısında.

Kayıplar ve direnen koloniler

Kayıpların ölçeği kışlak sayımlarıyla belgelendi. 1995-2018 arasında 27 ABD eyaleti ve iki Kanada eyaletinde 200'den fazla alanın kış sayımlarını birleştiren çalışmada, mantarın saptandığı alanlarda üç türün, Myotis septentrionalis, Myotis lucifugus ve Perimyotis subflavus'un kolonileri yüzde 90'ın üzerinde azaldı (Cheng ve ark., 2021).

Yine de hikâye burada bitmiyor. Hayatta kalan Myotis lucifugus popülasyonlarında enfeksiyon yoğunluğu, mantarın yeni geldiği ve düşüşün sürdüğü popülasyonlara göre çok daha düşük bulundu; modellere göre bu tablo, mantar yükü arttığında patojenin büyümesinin yavaşlamasıyla, yani bir tür dirençle uyumluydu (Langwig ve ark., 2017). Yazarlar bu direnci, hızla azalan bir türün bu patojenle birlikte yaşamayı sürdürebileceğine dair bir umut işareti olarak değerlendirir (Langwig ve ark., 2017). Kıtalar arası taşınan bir bitki patojeninin tarihi için kahve pası, mantar genomlarının nasıl okunduğu için mantar genomu nasıl dizilenir yazısına bakılabilir.

Bilimsel referanslar

Blehert, D.S. et al. (2009). Bat white-nose syndrome: an emerging fungal pathogen? Science, 323(5911), 227. PMID 18974316. DOI 10.1126/science.1163874.

Cheng, T.L. et al. (2021). The scope and severity of white-nose syndrome on hibernating bats in North America. Conserv Biol, 35(5), 1586-1597. PMID 33877716. DOI 10.1111/cobi.13739.

Drees, K.P. et al. (2017). Phylogenetics of a Fungal Invasion: Origins and Widespread Dispersal of White-Nose Syndrome. mBio, 8(6), e01941-17. PMID 29233897. DOI 10.1128/mBio.01941-17.

Keller, S. et al. (2021). Analysis of Archival Specimens Confirms White-Nose Syndrome in Little Brown Bats (Myotis lucifugus) from New York, USA, in Spring 2007. J Wildl Dis, 57(2), 457-460. PMID 33600575. DOI 10.7589/JWD-D-20-00137.

Langwig, K.E. et al. (2017). Resistance in persisting bat populations after white-nose syndrome invasion. Philos Trans R Soc Lond B Biol Sci, 372(1712), 20160044. PMID 27920389. DOI 10.1098/rstb.2016.0044.

Leopardi, S. et al. (2015). White-Nose Syndrome fungus introduced from Europe to North America. Curr Biol, 25(6), R217-R219. PMID 25784035. DOI 10.1016/j.cub.2015.01.047.

Lorch, J.M. et al. (2011). Experimental infection of bats with Geomyces destructans causes white-nose syndrome. Nature, 480(7377), 376-8. PMID 22031324. DOI 10.1038/nature10590.

Minnis, A.M. et al. (2013). Phylogenetic evaluation of Geomyces and allies reveals no close relatives of Pseudogymnoascus destructans, comb. nov., in bat hibernacula of eastern North America. Fungal Biol, 117(9), 638-49. PMID 24012303. DOI 10.1016/j.funbio.2013.07.001.

Verant, M.L. et al. (2012). Temperature-dependent growth of Geomyces destructans, the fungus that causes bat white-nose syndrome. PLoS One, 7(9), e46280. PMID 23029462. DOI 10.1371/journal.pone.0046280.

Warnecke, L. et al. (2012). Inoculation of bats with European Geomyces destructans supports the novel pathogen hypothesis for the origin of white-nose syndrome. Proc Natl Acad Sci U S A, 109(18), 6999-7003. PMID 22493237. DOI 10.1073/pnas.1200374109.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Herhangi bir sağlık kararı almadan önce hekiminize danışınız. Fonksiyonel mantarlar ilaç değildir ve hastalıkların tedavisinde kullanılamaz.

Atıf yapılan kaynak: 10  |  Yöntem: Editöryel Politika  |  Referanslar: Bibliyografya