Servi Kanseri: Kaliforniya'dan Akdeniz'e Bir Mantar Salgını
Akdeniz servilerini kurutan Seiridium cardinale'nin tarihi: Kaliforniya'dan dünyaya yayılan salgın, genetik verilerin gösterdiği giriş yolu, bir tohum böceğinin taşıdığı sporlar, Leyland servisi plantasyonları, ağacın terpen savunması ve Güney Yarımküre'deki türler.
İçindekiler
Akdeniz kıyılarında mezarlıkların, yol kenarlarının ve eski bahçelerin dik, koyu yeşil servileri bölgenin manzarasının parçasıdır. Yirminci yüzyılın ortasından itibaren bu ağaçların birçoğunda tepeden aşağı doğru kızaran dallar ve gövdede reçine sızdıran yarıklar görülmeye başlandı. Servi kanseri adı verilen hastalığın etkeni Seiridium cardinale, Kaliforniya'dan dünyaya yayılmış bir küftür. Bu yazı bu salgının nasıl yayıldığını, genetik verilerin kaynağı nasıl gösterdiğini, bir tohum böceğinin bu işteki beklenmedik rolünü ve servinin kendi savunmasını anlatıyor.
Yetmiş yıllık bir salgın
Seiridium cardinale'nin yol açtığı yıkıcı yanıklık, son 70 yılda Monterey servisi (Cupressus macrocarpa) ve diğer servigiller üzerinde Kaliforniya'dan dünyaya yayılmış ve ormanlara, plantasyonlara ve süs servilerine büyük zarar vermiştir; salgın özellikle Akdeniz bölgesinde, Akdeniz servisi (C. sempervirens) üzerinde şiddetli olmuştur (Graniti, 1998). Aynı derlemeye göre Lepteutypa cupressi'nin yaptığı benzer bir yanıklık 1940'larda Doğu Afrika'da Monterey servilerinde ciddi kayıplara neden olmuş ve daha sınırlı ölçüde uzak kıtalara yayılmış, S. unicorne ise daha hafif seyirli üçüncü bir kanser dalgası başlatmıştır (Graniti, 1998).
Etkenlerin adları da zamanla netleşti. CBS ve IMI koleksiyonlarındaki çok sayıda Seiridium kültürü ve örneği dört gen bölgesiyle incelendiğinde S. unicorne ile S. cupressi'nin ayrı türler olduğu doğrulanmış ve beş yeni Seiridium türü tanımlanmıştır (Bonthond ve ark., 2018). Mantar adlarının nasıl yerleştiği ayrı bir tarih konusudur; o öykü bir mantar, bir isim yazısında.
Kaynak Kaliforniya
Mantarın nereden geldiği, popülasyon genetiğiyle sorgulandı. Farklı kıtalardan 96 izolat bir β-tubulin dizisi ve yedi mikrosatelit lokusuyla incelendiğinde iki farklı β-tubulin aleli bulunmuş; ikisi de Kaliforniya'da varken Akdeniz havzasında yalnız biri saptanmıştır (Della Rocca ve ark., 2011). Mikrosatelitler toplam 46 genotip ortaya koymuş, genotip çeşitliliği her zaman Kaliforniya popülasyonunda daha yüksek çıkmış ve eşeyli üremenin olmadığına işaret eden bağlantı dengesizliği yalnız Akdeniz popülasyonunda görülmüştür (Della Rocca ve ark., 2011).
Aynı çalışmada aynı genotip 50 kez birbirinden çok uzak yerlerde bulunmuş ve bu, hastalığın yayılmasında insanın rolüne işaret etmiştir (Della Rocca ve ark., 2011). Kaliforniya ile İtalya arasındaki göç tek bir girişle uyumlu biçimde önemsiz çıkarken İtalya'dan Yunanistan'a yüksek bir göç hesaplanmış; bu tablo, İtalyan kaynaklı ve hâlâ hızla büyüyen bir salgına işaret etmiştir (Della Rocca ve ark., 2011). Avrupa'ya girdikten sonra İtalya'dan Yunanistan'a uzanan benzer bir yol, bir başka ağaç patojeni için çınar kanser lekesi yazısında anlatılıyor.
Bir tohum böceğinin taşıdığı yük
Salgının hızını açıklayan ayrıntılardan biri bir böcekle mantar arasındaki eski bir ortaklıktır. Akdeniz servisinin kozalaklarında bir tohum böceği (Orsillus maculatus) ile zararsız bir mantar (Pestalotiopsis funerea) arasında doğal yayılış alanında gelişmiş bir ortaklık vardır: mantarla enfekte bir kozalakta büyüyen böcek perileri, ergin olarak çıktıklarında yoğun bir spor yükü taşıyabilir ve kozalaklar çoğunlukla bir tohum arısının (Megastigmus wachtli) çıkış deliklerinden bırakılan yumurtalarla enfekte olur (Battisti ve ark., 1999). Saldırgan S. cardinale Avrupa'ya girdiğinde aynı böcek tarafından normalde Pestalotiopsis'in yerleştiği kozalaklara taşınmış ve bu durum Akdeniz servisinin tüm Akdeniz bölgesindeki yenilenmesi ve yaşamı için ağır sonuçlar doğurmuştur (Battisti ve ark., 1999).
Ağaç salgınlarını karşılaştıran bir değerlendirme, Hollanda karaağaç hastalığı, servi kanseri ve çam solgunluğu örneklerinden yola çıkarak salgınların, yerli böceklerle yerli ve zararsız organizmalar arasında önceden kurulmuş ilişkileri kullanan yabancı bir patojenin girişine dayandığını öne sürmüştür (Santini ve ark., 2019). Hollanda karaağaç hastalığının öyküsü Hollanda karaağaç hastalığı yazısında, odun içinde mantar taşıyan böcekler ise ambrosia böcekleri yazısında anlatılıyor.
Leyland servisi
Salgın yalnız Akdeniz servisini etkilemedi. Hızlı büyüyen ve Avrupa'nın ticari açıdan önemli ağaçlarından biri olan Leyland servisi plantasyonlarında güney Avrupa'da ciddi kurumalar görülmüş; orta İtalya'da 1250 km²'lik bir alanda incelenen 1411 ağacın yüzde 11,4'ü servi kanserinden ölmüş, yaşayan ağaçların yüzde 43,9'u hastalıklı bulunmuştur (Danti ve ark., 2014). Yazarlar Leyland servisinin yüksek duyarlılığını, yetiştirilen çeşitler arasındaki düşük genetik çeşitliliğe ve hızlı büyüyen gövdelerde oluşan, mantarın iç kabuğa girmesini kolaylaştıran çatlaklara bağlamıştır (Danti ve ark., 2014).
Ağacın kimyasal savunması
Servi de karşılık verir. S. cardinale ile aşılanan dirençli ve duyarlı servilerde enfekte ağaçların hepsi yeni terpenler üretmiş ve güçlü terpen yanıtları vermiş, ama yanıt dirençli ağaçlarda daha güçlü olmuştur; dirençli ağaçların terpen derişimleri laboratuvarda mantar büyümesini daha çok baskılamıştır (Achotegui-Castells ve ark., 2016). Mantar ise üç terpeni dönüştürmüş ve bunları misel dışında, yakın çevresinde de zararsız hâle getirebilmiştir (Achotegui-Castells ve ark., 2016).
Güney Yarımküre'de
Hastalık bugün birden fazla türün eseridir. Servi kanserine yedi ya da daha fazla Seiridium türü yol açar; Güney Afrika'da 1980'lerden beri bilinen hastalık yerli Widdringtonia nodiflora ağaçlarında S. neocupressi kaynaklı bir salgınla yeniden gündeme gelmiş ve Western Cape'te S. cardinale sık ayrılan tür olmuştur (Aylward ve ark., 2025). Aynı çalışmada Gauteng ve Free State eyaletlerinde S. unicorne sık ayrılmış, S. unicorne suşlarının saldırganlığı ise değişken bulunmuştur (Aylward ve ark., 2025). Hawaii'de bir başka ağaç salgınının etkeni olarak tanımlanan iki yeni mantar türünün öyküsü hızlı ʻōhiʻa ölümü yazısında.
Bilimsel referanslar
Achotegui-Castells, A. et al. (2016). Terpene arms race in the Seiridium cardinale - Cupressus sempervirens pathosystem. Sci Rep, 6, 18954. PMID 26796122. DOI 10.1038/srep18954.
Aylward, J. et al. (2025). Several Seiridium species (Sporocadaceae: Xylariales) cause cypress canker in South Africa. Fungal Biol, 129(1), 101528. PMID 39826982. DOI 10.1016/j.funbio.2024.101528.
Battisti, A. et al. (1999). Efficient transmission of an introduced pathogen via an ancient insect-fungus association. Naturwissenschaften, 86(10), 479-483. PMID 10541657. DOI 10.1007/s001140050658.
Bonthond, G. et al. (2018). Seiridium (Sporocadaceae): an important genus of plant pathogenic fungi. Persoonia, 40, 96-118. PMID 30504997. DOI 10.3767/persoonia.2018.40.04.
Danti, R. et al. (2014). The Epidemic Spread of Seiridium cardinale on Leyland Cypress Severely Limits Its Use in the Mediterranean. Plant Dis, 98(8), 1081-1087. PMID 30708785. DOI 10.1094/PDIS-12-13-1237-RE.
Della Rocca, G. et al. (2011). Sequence and simple-sequence repeat analyses of the fungal pathogen Seiridium cardinale indicate California is the most likely source of the cypress canker epidemic for the Mediterranean region. Phytopathology, 101(12), 1408-1417. PMID 21879790. DOI 10.1094/PHYTO-05-11-0144.
Graniti, A. (1998). Cypress canker: a pandemic in progress. Annu Rev Phytopathol, 36, 91-114. PMID 15012494. DOI 10.1146/annurev.phyto.36.1.91.
Santini, A. & Battisti, A. (2019). Complex Insect-Pathogen Interactions in Tree Pandemics. Front Physiol, 10, 550. PMID 31133880. DOI 10.3389/fphys.2019.00550.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Herhangi bir sağlık kararı almadan önce hekiminize danışınız. Fonksiyonel mantarlar ilaç değildir ve hastalıkların tedavisinde kullanılamaz.
Atıf yapılan kaynak: 8 | Yöntem: Editöryel Politika | Referanslar: Bibliyografya